İmgesel çizim, doğrudan karşımızda duran modeli kopyalamadan bir sahneyi zihinde kurup görselleştirmektir. Bu, hiçbir şeye bakmadan çizmek anlamına gelmez. Güçlü bir imgesel çalışma; gözlem, anatomi, perspektif ve daha önce incelenmiş referansların birleşimidir.

Hayalden çizmek neden zor gelir?

Bir nesneyi tanımakla onu çizecek kadar ayrıntılı bilmek aynı şey değil. Sandalyeyi her gün görürüz; fakat ayaklarının oturma yüzeyine nasıl bağlandığını zihinden anlatmak zor olabilir. Çünkü beyin kullanım için gerekli bilgiyi saklar, çizim için gereken yapısal ayrıntıyı değil.

Bu yüzden “yetenek yok” sonucuna varmak yerine görsel hafızadaki eksik parçayı bulmak daha faydalı.

Referans kullanmak kopya mıdır?

Referans, doğru kullanıldığında bir cevap anahtarı değil araştırma malzemesidir. Tek fotoğrafı aynen almak yerine farklı kaynaklardan ışık, kıyafet, poz ve mekân bilgisi toplanabilir. Sonra bunları yeni bir kompozisyonda birleştirmek gerekir.

Ben referansa üç aşamada bakıyorum:

  1. Formun nasıl çalıştığını inceliyorum.
  2. Kaynağı kapatıp aklımda kalanı çiziyorum.
  3. Yeniden açıp eksik ve yanlış yerleri karşılaştırıyorum.

Bu döngü, yalnızca bakarak yapılan uzun bir kopyadan daha fazla şey öğretebiliyor.

Perspektif ve basit hacimler

Karmaşık figürleri kutu, silindir ve küre gibi hacimlere ayırmak sahneyi döndürmeyi kolaylaştırır. Önce ufuk çizgisi ve bakış yüksekliği belirlenir. Sonra büyük hacimler aynı perspektif düzenine yerleştirilir. Ayrıntı bu yapı oturduktan sonra gelir.

İnsan figüründe göğüs kafesini ve leğen kemiğini iki ayrı kütle olarak düşünmek, hareketi daha anlaşılır kılar. Aralarındaki açı duruşun yönünü taşır.

İmgesel çizim için egzersiz

Basit bir konu seç: “Otobüs bekleyen üç kişi.” Önce 60 saniyelik beş küçük kompozisyon yap. En okunaklı olanı seç, figürleri basit hacimlerle kur ve yalnızca gerekli yerler için referans ara. Son aşamada ışığı tek yönden vererek üç tonlu bir leke düzeni oluştur.

Özgünlük nereden gelir?

Özgünlük, daha önce hiç görülmemiş bir şekli zorla bulmak değildir. Gözlemlediğimiz farklı parçaları kişisel seçimlerle bir araya getirme biçimimizdir. Aynı konu iki çizerde; kadraj, ritim, karakter ve renk kararları nedeniyle tamamen farklı görünebilir.

İmgesel çizim hafızadan sınava girmek değil, hafızayı gözlemle sürekli beslemektir.

Gelişimi görmek için aynı konuyu birkaç ay sonra yeniden çizmek iyi bir ölçü oluyor. Böylece yalnızca çizginin değil, sahne kurma biçiminin de nasıl değiştiği görülüyor.